dusunen-adam-kitap-ve-Baykus

Felsefe ve Düşünce Disiplinleri Eğitimi (1 ve 2. Modüller)

Programın Amacı: Katılımcıların kelime dağarcığını zenginleştirmek, onlara satır aralarını okuyabilme yetisi kazandırmak ve Türk kültür dünyasının temel metinlerine “bilgece bir dikkatle” bakmalarını sağlamaktır.

Prof. Dr. Şahin Filiz

Felsefe ve Düşünce Disiplinleri Eğitimi, dört farklı grupta verilir. Bunlar:

Şu an 1. ve 2. Modüller sayfasındasınız

Bu modülde felsefenin üç ana sütunu olan ontoloji, epistemoloji ve etik ele alınır. “Varlık nedir?”, “Doğru bilgiye nasıl ulaşılır?” ve “Erdemli bir yaşam nasıl mümkündür?” soruları, Antik Yunan’dan Alman İdealizmine kadar geniş bir perspektifte tartışılır. Katılımcıların eleştirel düşünme ve argüman geliştirme becerileri, metin analizleri yoluyla pekiştirilir.

Farabi’den İbn Sina’ya, Gazali’den İbn Rüşd’e uzanan İslam felsefesi mirası ile Yesevilik, Mevlevilik gibi Türk-İslam tasavvuf düşüncesinin sentezi incelenir. Bu ders, rasyonalite ile maneviyatın nasıl birleştirildiğini ve Türk dünyasının “hikmet” (wisdom) merkezli dünya görüşünün modern sorunlara nasıl çözüm sunabileceğini gösterir.

Amacı: Türk kültürünün tarihsel sürekliliğini ve günümüz dünyasındaki yerini bilimsel bir dille kavratmak.

Türklerin toplumsal belleğinin ana kaynağı olan Dede Korkut hikayeleri; antropolojik, sosyolojik ve edebi açılardan incelenir. Hikayelerdeki alp-eren tipi, aile yapısı, töre kavramı ve adalet anlayışı günümüzün toplumsal değerleriyle karşılaştırılarak, milli kimliğin inşasındaki rolü analiz edilir.

Kültürün bir yumuşak güç (soft power) olarak uluslararası ilişkilerde kullanımı üzerinde durulur. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Türk dünyasının sosyo-kültürel yapısı, lehçe birliği çalışmaları ve Türk Devletleri Teşkilatı ekseninde gelişen ortak kültürel stratejiler, saha verileriyle birlikte değerlendirilir.

Dede Korkut Kültür ve Eğitim Vakfı için hazırladığımız bu programa, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarını, Millî Mücadele ruhunu ve Atatürkçü düşünce sistemini eklemek, programın “tarihsel süreklilik” ilkesini tamamlayacaktır. Bu yeni bölüm, Türk milletinin destanlar çağından modern devlet yapısına geçişindeki en kritik halkayı oluşturacaktır.